Ömer İnan Radyo Programında Evet’i Açıkladı
AK Parti Mersin Milletvekili Prof.Dr.Ömer İnan Erdemli’nin en köklü radyolarından ASR fm’e konuk oldu. ASR fm’in Genel Müdürü Ömer Tuncel’in hazırlayıp sunduğu “Gökkuşağı” programına konuk olan İnan önümüzdeki Referandumda niçin ‘Evet’ denilmesi gerektiğini geniş bir şekilde açıkladı.
“Gözümüzü kapayarak ön yaklaşımlı ideolojik bir yaklaşımla ‘evet’ ya da ‘hayır’ demek mantıklı bir yaklaşım değildir” diyen İnan, “Düşünerek ve inceleyerek öyle karar vermek lazımdır. Bu Mevcut Anayasa 12 Eylül 1982 de kabul edildi. Aradan 28 yıl geçti. Bu 28 yıl içerisinde bu Anayasa mevcut Hükümetler tarafından tam 16 kez değiştirildi.Bu süreçte Anayasa’nın tam 85 maddesi değiştirilmiştir. Ruha sahip bir insan gibi Anayasanın da bir ruhu vardır. Darbe Anayasasının da kendine has bir ruhu vardı, ama üzerinde o kadar çok oynandı ki ortada ne olduğu belli olmayan bir Anayasa kalmıştır” dedi. Yeni anayasaya ihtiyacı n bütün partiler tarafından da dile getirildiğini ifade eden İnan, “Aslına bakarsanız yeni Anayasa gerekliliğini bütün siyasi partiler ve toplumun her kesimi zaten dile getiriyor ve istiyordu. Rahmetli Türkeş’ten tutunda, CHP’nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal, Çiller’den Mesut Yılmaz’a kadar herkes bu Anayasa derhal ve tamamen değişmeli diyorlardı. İktidar bugün bunu başarmıştır. Nasıl yapmıştır. Mecliste grubu bulunan bütün siyasi partilerden 2 şer kişinin bulunacağı bir komisyon hazırlansın ve Anayasa çalışmalarını bu komisyon yürütsün denmiştir. Maalesef kendi siyasi çıkarları uğruna buna yanaşmamışlardır. Amaç iktidarı zor durumda bırakalım mantığı olmuştur. Hatırlayın ‘biri gelirlerse çay içer giderler’ dedi. Bir başka parti lideri daha vahim bir laf etti ve ‘Bu Meclis Anayasa yapamaz’ dedi. Bunları hatırlamakta fayda görüyorum. Bizde bize düşeni yaptık ve yeni Anayasa metnini milletimizin önüne getirdik” diye konuştu. Anayasa değişikliği ile 26 Maddenin değişeceğine işaret eden İnan, “26 Maddenin tamamının ortak özelliği daha fazla hak ve hürriyet daha fazla demokrasi getiriyor olmasıdır. Maddelerden biri kadınlara, çocuklara özürlülere, yaşlılara, şehitlerin dul ve yetimlerine pozitif ayrımcılık getiriyor. Bunun anlamı bir özürlü ile bir sağlam eşit şartlarda değerlendirilmeyecek, dolayısı ile özürlüler bir adım önde olacak. Zaten özürlülerimize maaş ödemesi yapıyorduk. Bu Anayasa ile bu haklar hem genişliyor hem de güvence altına alınmış oluyor. Yeni Anayasa fişlemeye de bir son verecek. Özel hayatın gizliliğine yapılan müdahaleye bir son vereceğiz. Kişilerin özel bilgileri kayıt altına alınmamalıdır. Bu insanlık dışı bir davranıştır. Hiç kimse özel hayatının afişe edilmesine rıza göstermez. Buna da yeni Anayasa ile bir son veriyoruz. Yurtdışına çıkışta konulan seyahat yasağına da bir son veriyoruz. Muhasebeciniz bir vergiyi yatırmayı atlamış unutmuş, ya da bir trafik cezası yediniz yatıramadınız, ancak havaalanına gidince yurtdışına çıkamaz uyarısı ile haberiniz oluyor ve çıkamıyordunuz. Bunu İnsanlar son anda öğrenmesin ve bu borç yüzünden kişinin yurt dışına çıkıp çıkamayacağına hakimler karar versin diyoruz. İnsanın iş randevusu vardır hastası vardır. Onu mağdur etmeye hiç birimizin hakkı yoktur, diye düşünüyorum. Kamu denetçiliği diye bir kurum getiriyoruz. Kamu denetçiliği aslında bize Osmanlı’nın mirası, biz bu mirası kullanmıyoruz. Bu madde hayata geçtiğinde mahkemelerin yükünü ciddi bir şekilde azaltacaktır. Sivillerin askeri mahkemede yargılanamaz hükmünü getirdik. Eğer bir sivil vatan hainliği yapmamışsa askeri mahkemede yargılanmasın diyoruz. Anayasa mahkemesine bireysel başvuru hakkını getirdik. Mevcut hukuk yollarının hepsini kullanan bir vatandaş en son çare olarak Avrupa İnsan hakları mahkemesine gidiyordu.Türkiye ülke olarak hem çok büyük tazminatlar ödemek zorunda kalıyor hem de ülkemizin uluslar arası alandaki saygınlığı ve imajı büyük zarar görüyordu.Yeni Anayasa ile vatandaşımız Anayasa mahkemesine bireysel başvuru hakkını kullanacak ve çözümünü kendi ülke sınırları içerisinde çözmeye çalışacaktır. YAŞ kararları artık mahkemeye götürülebilecektir. Subayların terfilerine de, göreve son vermeye de bu şura karar verir. Disiplin suçundan ya da İrticai faaliyetten işine son verildi denir ve askerlerimiz ya da rütbeli subaylarımız askeri ve sivil yargı yolu kapalı olmak üzere devlet dairelerine dahi alınmaz yeri gelip emekliliğine 1 yıl kala ortada bırakılırdı. Hukukta yargılanmadan hiçbir şüpheli suçlu sıfatıyla anılamaz, onun için bu insanlarımıza askeri ve sivil yargı yolunu açıyoruz ki belki de suçsuz yere işine son verilmeyecek. Memurlarımıza kınama cezası verildiğinde mahkemeye gitme hakkı yoktu. Ama şimdi biz haksız yere kınama cezası aldığına inanan memurumuza mahkeme yolunu açacağız.Böylelikle haksız yere almış olduğu bir kınama cezasının yol açacağı olumsuzluklar böylelikle giderilmiş olacaktır. Biliyorsunuz önceki yasada toplu görüşme hakkı var, toplu sözleşme hakkı yoktu. Memurlara yeni yasa ile toplu sözleşme hakkı getiriyoruz. Bunu muhalefet savunacakken biz savunuyoruz. Ben memurlarımızın ve emeklilerimizin bu düzenlemeye ‘evet’ diyeceğine inanıyorum” dedi. İnan; “Anayasa mahkemesinin yapısını değiştiriyoruz. Buna da karşı çıkıyorlar diyorlar ki hükümet kendi yargısını oluşturuyor, bu tamamen yanlış. Anayasa mahkemesinin 11 Tane üyesi var. Değişiklikle üye sayısı 17’ye çıkıyor. Üyeler Yargıtay, Danıştay, Sayıştay ve YÖK’ten geliyor. Yapılan değişiklikle üye sayısı artacak ancak üyeler yine saydığım yerlerden gelecek, kaynaklar yine aynı, AK Parti’nin bir ataması yok. Üye sayısının artma espirisi siyasi ve taraflı bir karar vermelerinin önüne geçmek. Biliyorsunuz yakın geçmişte 11 kişi 411 Milletvekilinden daha büyük olmuştu. Bu düzenleme ile belki 17 Kişi 411 den büyük olmaz diye ümit ediyoruz. HSYK’nın da yapısını değiştiriyoruz. Biri bakan biri Müsteşar olmak üzere 7 kişiden oluşur. Bu kurulun bir görevi Yargıtaya ve Danıştaya üye atamak. Yargıtayla Danıştay da HSYK üyelerini atardı. Bunun adı da Adalet ve Demokrasi oluyordu. Biz bunun içine 13 bin tane hakiminde seçeceği 10 üye olsun demokrasi tabana yayılsın deyince bunun adı siyaset oluyor. HSYK’nın diğer bir görevi. Hakim ve savcıların Kıdem atama ve görevine son vermek. HSYK bir hakimin işine son verdiği zaman o hakimin gidecek hiçbir yeri yoktu. 20 yıllık hakimin işine son veriliyordu. Karar kesin geçmişte Sacit Kayasu ve Ferhat Sarıkaya örneği var. Bu Adamlar AİHM ye dava açıp kazandığı halde hala atamaları yapılmış değil.İşte bu haksızlığa son verilecek,herkes hakkını adil bir şekilde arayabilecek. AKP kendi yargısını oluşturuyor diyerek yalan yalan söylüyorlar ve kamuoyunu yanıltmaya çalışıyorlar. Bütün bu haklı gerekçeler karşısında fikir üretemeyenler işte başbakanın bir sürü bekleyen dosyası var bu kanun değişikliğini onun için yapıyor diyorlar yalan, Teröristin biri çıkıp diyor ki Apoyla Hükümet anlaştı. Adam Kandilde bunu söylüyor, MHP, CHP ve BDP’de bunun Borazanlığını Sözcülüğünü yapıyorlar. Ayıptır günahtır koskoca başbakana inanma Karayılan mı? Bozyılan mı? ne olduğu belli olmayan bir Vatan Haininin sözlerine inan, O zaman koyun belgenizi ortaya hep birlikte istifa edelim. Böyle iftiralarla ve yalanlarla Hayır kampanyası yürütülmez. Benim şu anda yaptığım gibi gelirsiniz gerekçelerinizi anlatırsınız. Millette kararını verir. Halkımız Milletimiz ne yapacağını çok iyi biliyor. 12 Eylül’de kararını vererek kendisine güvenmeyenlere en güzel cevabı verecektir. Milletimiz 1950 yılında, 1983 yılında ve 2002 yılında doğru bir iş yaparak, statükocu zihniyeti meclisin dışına itmiş ve doğru tercihini yapmıştır. Ben değerli vatandaşlarımıza diyorum ki bunu bir parti meselesi olarak değil, ülke meselesi olarak görmelerini istiyor, hepsine saygılar sunuyorum” sözleriyle ASR fm’deki radyo konuşmasını tamamladı.
Erdal YARDIM- Nejmiye İNCE
|