İlçe Sağlık Grup Başkanı Dr.Selim Mirza Loğlaroğlu, tanımadığımız bitki ve otların yenilmesiyle bir çok kaza zehirlenmelerinin ortaya çıkabildiğini, zehirlenme durumlarında yanlış uygulamayı önlemek için Ulusal Zehir Danışma Merkezi’nin numarası 114’ü aramanın unutulmaması gerektiğini söyledi.
Loğlaroğlu; “Doğada kendiliğinden yetişen bir çok bitki vardır. Bizler çoğu zaman bitkinin zararlı olup olmadığını düşünmeden onları toplar yemeklerimizde, salatalarımızda, bazen de şifa niyetiyle içeceklerimizde kullanırız. Ancak her bitkinin yararının yanında zararlı etkileri de bulunmaktadır. Tanımadığımız bitki ve otların yenilmesiyle bir çok kaza zehirlenmeleri ortaya çıkmaktadır” dedi.
“Özellikle çocukların merak sonucu bilmedikleri bir bitkinin meyve, yaprak ya da başka bir kısmının tadına bakmaları ya da zararsız başka bitkilere benzetip zehirli bitkiyi yemeleri sonucu sık sık zehirlenmeler olmaktadır” diyen Loğlaroğlu, “Yaprakları, çiçekleri, meyveleri ile oldukça güzel olan bu bitkiler çocukların ilgisini çeker. Çocukların bu bitkilere dokunmaları, çiçeklerini, yapraklarını, meyvelerini koparmaları ve yemeleri sonucu zehirlenme olayları yaşanır. Bu zehirlenmelerde çocukların vücut direnci büyüklerden daha hassas olmakta ve gecikmiş bir zehirlenme söz konusu ise bazen hiç istemediğimiz sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Zehirli bitkilerde bulunan toksik maddeler insanlarda iç organlarda meydana getirdikleri lezyonlar sonucu metabolizmayı bozabildikleri gibi deri ve mukozalarda tahriş yaparak hafif ya da ağır bazı zehirlenme belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olmaktadırlar” diye konuştu.
Bitkilerle zehirlenmelerin daha çok kabuklu yemiş ya da meyve kısmıyla olduğunu dile getiren Loğlaroğlu, “Buna karşılık, birçok bitki diğer kısımlarıyla ya da tüm bitki olarak toksiktirler. Dikenleri ya da keskin kenarlı yapraklarıyla mekanik olarak özellikle ciltte tahriş yaparak toksik etkilere yol açmaktadırlar. Günlük gıda olarak kullandığımız bazı sebzelerin az ya da çok toksik olabildiklerini unutmamak gerekir” dedi.
Loğlaroğlu, zehirlenmelerde en sık görülen belirtileri şöyle sıraladı;
Yerel belirtiler; Vücudun belirli bir noktasında kızarıklık, şişlik, ağrı, döküntü, kaşıntı
Genel belirtiler: Tüm vücutta yaygın olarak görülen veya bir yerde başlayıp yayılan kızarıklık, döküntü, kaşıntı ve şişlik. (Şişlik fark edilir edilmez hemen yüzük, bilezik, saat, kolye, kemer, boyun bağı gibi sıkan takı, aksesuar ve giysiler çıkarılmalıdır.)
Bulantı, kusma, ishal, Baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması, Karında ağrı, şişlik, hassasiyet, kramp,
Göz bebeğinde değişiklikler (zehrin etkisine göre daralma veya genişleme),
Tükürük salgısında artma, terleme,
Bilinç kaybı, konfüzyon,
Dispne, taşipne, bradikardi, taşikardi gibi zehrin etkisine bağlı farklı yaşamsal bulgular,
yüksek ateş, siyanoz.”
Bitki zehirlenmelerinde acil bakım ve korunma konusuna da değinen Loğlaroğlu, ;Vücuda temas eden kısmı yıkayın, Vakit geçirmeden Zehir Danışma merkezi 114 ve Acil Yardım 112’yi arayın, Şişlik olabileceğinden hemen yüzük, bilezik, saat, kolye, kemer, boyun bağı gibi sıkan takı, aksesuar ve giysiler çıkarın, Zehirlenmeye neden olan bitkiyi tanımlayın (rengi, şekli, dalı, yaprağı, meyvesi, kökü veya çiçeğini), mümkünse eldiven kullanarak o bitkiden örnek alın, En kısa zamanda hastaneye götürülmesini sağlayın.
Korunma; Zehirli bitkilerin bulunduğu ya da ilaçlama yapılmış mekanlarda çocuklar mümkün olduğunca yalnız ve arkadaşlarıyla birlikte bırakılmamalıdır. Zehirli bitkilerin kurumuş yaprakları, kırılan dalları çıplak elle değil eldivenle tutularak temizlenmelidir.
Tanımadığımız bitkiler kesinlikle yenilmemelidir.
Yiyecekler bol su ile yıkadıktan sonra tüketilmelidir.
Zehirlenme durumlarında yanlış uygulamayı önlemek için Ulusal Zehir Danışma Merkezinin numarası 114’ü aramak unutulmamalıdır” şeklinde konuştu.
ÇAĞRI GAZETESİ - FATİH DÖNER